Levitasyon

Ünlü Medyum K.M. Rhinehard ve Türkiye’deki Levitasyon Gösterisi

Amerikalı medyum Keith M. Rhinehard 1957 yılının Kasım ayında Türkiye’yi ziyaret ettiği sırada 30-40 kişinin önünde yaptığı bir celsede bir madeni borunun kendiliğinden hareket ettiği ve havaya yükseldiği, ayrıca borudan çeşitli seslerde, muhtelif ruhların konuştuğu müşahade edildi. Metapsişik Araştırmalar Derneği’nde yapılan bir deneyde bir masa el dokunulmadan 4 ayağı ile birden havaya kalktı. Hazır bulunanların aşağıya çekmek istemelerine rağmen yükselmesine devam etti.

Amerika’da Levitasyon Çalışmaları

Amerika’da antigravitasyon araştırmaları yapan bir uçak şirketi bu karşı çekim olayı olan levitasyona «negatif-çekim» adını vermiştir. Yerçekiminin yönü nasıl merkeze doğru ise, levitasyonun ‘da yönü dışa doğrudur. Hareket bakımından yerçekimi çevreden merkeze doğru, levitasyon ise küreseldir.

Bir volkan hareketi levitasyondan başka bir şey değildir. Kar yağışlarında, ağırlığı yok denecek kadar hafif geometrik şekiller uzaydan yere dökülür. Volkanlarda, yerden havaya doğru sıcak, yağışlarda ise havadan yere soğuk maddeler dökülür.

Özellikle Almanlar başta olmak üzere, birçok tanınmış bilim adamları tarafından çekim – levitasyon ilişkisi üzerine teoriler kurulmuş bulunmaktadır. Spiritüel bilimin yıllarca önce ortaya çıkardığı bu olay bilim adamlarımızın yeni dikkatini çekmektedir. Levitasyonun konusu artık matematiksel yoldan da halledilmektedir.

Hiç kuşku yok ki, önümüzdeki yıllarda, levitasyonun keşfinden dolayı birisine Nobel Armağanı verilecektir. Halbuki bu doğal olay ezelden beri insan ile birlikte bulunmuştur.

Sinir Hastalığı ve Levitasyon

Levitasyon sadece tarihte cereyan etmiş tek tük olaylardan ibaret değildir. Tanınmış bir sinir hekimi bazı sinir hastalarında yerçekimine karşı koyan bir kuvvet müşahede etmiştir. Sözgelimi, yatağında hareketsiz yatan hasta, izah edilmez bir tarzda, ani olarak odanın diğer köşesine fırlatılmıştır. Vücudun fizik yetenekleri, yatar durumda böyle bir kaç metrelik sıçrayışı başaracak kudrette değildir. Hekim: «Bana öyle geliyor ki dış bir kuvvet hastayı yakalıyor, kaldırıyor ve uzağa fırlatıyordu.» diyor. «Bu hareketlerin, hastanın ruh halleri ile ilgisi vardı. Hasta trans halinde iken odaya nefret ettiği yahut korktuğu bir kişi girerse bu olay vuku buluyordu.» diye ekliyor sinir hekimi.

Konuyla ilgilenenlerin açıklamalarına göre, bu fenomen, yerçekiminden dolayı meydana gelen alan (field) dalgaları, dünyanın elektromanyetik alanı, sinir hücrelerinin elektrik potansiyeli gibi, – hususlar açısından açıklanabilecektir. Fakat «yerçekimi alanı dalgaları» nedir?

Sinir Enerjisi, Çekim Dalgaları ve Levitasyon

Yaptığımız her şey beyin ve sinir dalgalarıyla idare edilmektedir. Hayatımızın her anında bu enerji dalgaları beyinden organlara gönderilir. Milyonlarca sinir dalgasını, büyük bir şehrin kalabalığım boşaltan büyük caddelerine benzetebiliriz. Bu elektrik ve çekim dalgaları olmaksızın sinir sistemi fonksiyonunu icra edemez. Hayat ve düşünce durmaya mahkûm olur. İnsanoğlu işte bu yüzden başlı başına bir elektrik ve gravitasyon sahasıdır. Yalnız beyin kısmı 20 Watt’lık enerji üretmektedir.

Frenleyici gravitasyon ve elektromanyetik alanların tesiri çok azdır. Şimdilik bilinenler arasında en zayıf çekim gravitedir (çekim). İnsanlar derin bir konsantrasyonla bu zayıf gücü yenebilirler. İnsan beyni bunu başarabilmek için, beyninden çıkan elektrik dalgalarını bu işde kullanabilir. Dünyanın tüm kütlesinin bir elektrik partikülü üzerindeki gravitasyonu 168 x 10 — 22 birim güçtür.

Çeşitli Milletler ve Levitasyon Olayları

Mevlana’nın Şam yolculuğu sırasında kafile, Sis İli yakınlarında içinde 40 münzevi rahibin yaşadığı bir mağarada konaklarlar. Yoğun olarak majik çalışmalarla uğraşan rahipler, kendilerine konuk gelenlere bir gösteri yapmak isterler. Daire şeklinde bir araya gelerek önce yoğun bir şekilde konsantre olurlar ve tam ortalarına oturttukları bir çocuğu levite ederler. Çocuk belli bir yüksekliğe kadar çıkarak havada asılı durmaya başlar. Rahipler bir süre sonra  çocuğu tekrar aşağıya indirmek isterlerse de bunda bir türlü başarılı olamazlar. Ne yaparlarsa yapsınlar çocuk havada kımıldamadan durmaktadır. Bu arada çocuk Mevlana’yı göstererek, aşağıya inmesine engel olan kişinin o olduğunu söyler. Rahipler bu olayın Mevlana’dan kaynaklandığını anlayınca çocuğu yere indirmesini rica ederler. Bunun üzerine Mevlana çocuğu yere indirir.

Dördüncü yüzyılda yazılmış olan Şen Hsien Çuan’ daki Liu An’ın biyografisinde de bir olay anlatılmaktadır : Liu An, Tao mezhebinin özel iksirini içtiği zaman ağırlıktan kurtulurmuş. Ama günün birinde iksir tasını avluda unutmuş. Köpekler ve kümes hayvanları da tasın dibinde kalan iksiri içmişler. Kitap şöyle anlatıyor :

«Onlar da havaya uçmuşlardı. Böylece gökyüzünden köpek havlamaları geliyor, horozların ötüşleri bulutlar arasında yankılanıyordu.»

Eski bir Budist yazısında, ağzına alan insanı havaya kaldıran tılsımlı bir mücevherden söz ediliyor.

M.S. 1. yüzyılda Simon isminde bir düşünür yaşamıştı. Bu Yahudi bilge, «büyülü bilimi» sayesinde mucizeler yaratabiliyordu. Simon’un Roma’da binlerce kişiye «Gnosis» yani bilgi konusunda nasıl bir demeç verdiği anlatılır. Bu konuşmada Simon’un «havadaki cinlerin» yardımıyla tâ yükseklere havalandığı anlatılır.

Hıristiyan dininin yetkilileri Simon’un hem kendisini hem de başka şeyleri «Büyü Aracılığıyla» havaya kaldırabildiğine inanıyorlardı. Simon’un koca mermer heykelleri bile yerlerinden büyüyle kaldırıp havada uçurttuğu söyleniyordu.

Dördüncü yüzyılda yaşayan Lamblikus adındaki Neo – Platonik düşünürün de yerden yarım metre havalanıp yüzdüğü bilinmektedir.

Piramitlerin Ağır Taş Bloklarının Levite Edilişleri

Bazı Arap kitaplarında piramitlerin nasıl yapıldığı konusunda garip öyküler anlatılır. Bunlardan birinin dediğine göre, piramidin taşları papirüs kağıdına sarılmış, sonra bir rahip bunlara değnekle dokunmuş. Taşlar ağırlıklarını yitirerek elli metre havaya kalkmışlar. Rahip her taşı bu yoldan yükselterek piramidin tepesine ulaştırmış ve yerli yerine yerleştirmiş.

Arap tarihçisi Abu Zeyd al – Balkî bu konuda şunları yazıyor :

«Piramit inşaatında, büyük taş blokları yerlerinden kaldırmak ve taşımak için, bunların üstüne üzerinde bazı formüller yazılı papirüsler konurdu. Sonra bir avuç büyüklüğünde ve iç içe giren halkalarla mücehhez bir alet taş blokun üzerine tutulur, halkalar çevrilirdi. Bunun üzerine taş ağır ağır yerinden kalkar ve istenen yere götürülebilirdi.»

Gravitasyona karşı düşünülecek bir aletin küçük ya da büyük olması tartışma konusu olamaz. Aynı izahatı okuyan büyük bilgin A. Einstein bu konuda şunları söylüyor :

«Bizim bilmediğimiz bazı sırları eskilerin vakıf olduklarını kabul etmek zorundayız. 600 tonluk bazı taş blokların üst yüzeylerinin konkavlaşmış olduğu dikkati çekiyor. Bu ancak muazzam bir çekim veya emme kuvveti ile hasıl olabilecek bir tesirdir.»

Pingala: Omuriliğin sağında bulunan bir kanaldır. Burada motor sinir sistemi dışında sempatik sinir sisteminin sol kolonu bulunur. Fizik ve metafizik hayatımıza tesir eden hissî ve fizikî liflerden meydana gelir.

İda: Omuriliğin solunda bulunan hissî ve dinamik sinir sistemidir. Motor sinir sisteminin dışında sempatik sinir sisteminin sağ kolonu bulunur. Süptil bedenle fizik beden arasındaki bağlantıda bu sinirler veya lifler özel bir yer tutarlar. Bu lifler sol burun deliğinin bir kenarında bulunurlar. Özel nefes egzersizleri yaparak böylece uyumakta olan merkezlerden biri olan İda’nın faaliyete geçmesini sağlayabiliriz.

Pingala ve îda kişinin kendi tarafından serbestçe kontrol edildiği taktirde; zaman, madde ve mesafenin hiç bir anlamı kalmaz o kişi için. Bu yeteneklere bilinçli olarak malik bulunanlar astral seyahat yapabilirler. Bu kişiler telepatiye, görücülüğe ve bazı durumlarda da levitasyona yeteneklidirler.

Örnek Bir Levitasyon Egzersizi:

Masanın üzerine tahtadan yapılmış küçük bir cisim koyun ve rahatça oturup gevşeyin… Dikkatinizi cisminize yoğunlaştırın… Onun ağırlığını zihnen hissedin… Cismin ağırlığını azaldığını, giderek hafiflediğini hissederken, şuurunuzun daha çok yoğunlaşmasına ve derinleşmesine izin verin… Cismin ağırlığını kaybettiğini hissettikçe daha derin nefes alın ve nefesinizi verin… Her nefes alış verişinizde cisim daha da hafifliyor… Ve siz bunu hissediyorsunuz… İçinizden gelen kuvvet yer çekimini kolaylıkla yenmeye başlayacak… Cismin iyice hafiflediğini hissettiğinizde, onun yavaş yavaş yükselmesi için kesin bir emir vermeye başlayın. Eğer imajiasyonunuz tam şekillendiyse ve konsantrasyonunuzu gerektiği kadar yapabildiyseniz düşünce gücünüz cismin havalanmasını sağlayacaktır.

  • Levitasyon

Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi